Göztepe
Yönetemeyiciler
6 Aralık 2008
0

Şimdi biliyorum yarın sabah uzun taktik analizler yapılacak Fedai hocanın takımı oynatamadığından Barış Güçlünün adam gibi transfer yapamadığından bahsedilecek tepkiler artarsa belki kafalar da kopacak ama bence hepsi hikaye fedai ile güçlünün hataları yok mu tabiî ki var ama hatanın büyüğü onlarda değil yöneticilerde veya daha doğru ifade ile yönetemeyiciler de.

On gündür tamı tamına on gündür anlatıyoruz söylüyoruz konuşuyoruz yöneticilerimizin hepsine bir kısmına telefon ile bir kısmına yüz yüze bir kısmına e-posta ile anlattık yardımcı olmaya çalıştık paylaştık. Ama anlayamadılar anlayanlarda anlatamadılar. Anlatanlarda sallanmadılar.

Peki ne dedik; dedik ki artık kritik haftalara geliyoruz mevcut takımımız öyle çıkıp çakacak çıkıp çakacak bir takım değil biz bu kritik haftalardan ancak ve ancak tipik Göztepe maç kazanma formülü ile kazasız geçeriz.

Nedir bu formül taraftarınızı yanınıza alırsınız tribünleri fullersiniz. Gerekirse maçtan önce tribünleri havaya sokacak birkaç beyanat verirsiniz. Tribünler teyakkuza geçer, sıkıfıkı dopdolu tribünler hakem ve oyuncular sahaya çıkarken öyle bir tezahürat olur ki hakemin rakip takımın saçları diken diken olur. Göztepeliler sahaya çıktımı zannederler barnebeu da sahaya çıkıyorlar. İşte bu ortamda biz bu maçı her türlü alırız. Çünkü o zaman ne o izmirsporlu oyuncu topu eliyle alıp gider ne de böylesine dandik pozisyonda hakem penaltı çalar nede izmirsporlu adam beş Göztepelinin arasından topu alırken Göztepeliler seyreder.

Futbol sadece futbol değildir. Maç sadece sahada kazanılmaz dendiğinde herkesin aklına ilk şike gelir ama inanın bu sözleri söylerken kastedilen şey şike değildir. İşte bir camiayı harekete geçirmeyi başarabilmek top yekün savaşa sokabilmektir Futbolun en büyük gereği. Taraftar takımları böyledir. Çünkü bu takımın en büyük katalizörü ne sponsoru ne holdingi ne futbolcusu ne hocası ne menajeri ne yöneticisidir bu takımın katalizörü sahibi her şeyi taraftarıdır ve ancak taraftarı ile mücadeleye girerse kazanır.

Dediğim gibi bunu son on günde defalarca her kademedeki yöneticiye anlattık ne elde ettik kocaman bir sıfır. Neden çünkü yöneticilerimiz yönetici değil. Yönetici nedir yönetici yönetendir risk alandır yeri geldiğinde insiyatif kullanandır, yönetici alt kadrosunu ve yeri geldiğinde üst kadrosunu yönetebilendir. Bizim elimizde ne var. Ne zaman içtima yapacağını düşünen patronunu tuğgenerali zanneden bir asker emeklisi, neye kime niye hizmet ettiği belli olmayan bir genel müdür sağdan sola soldan sağa savrulan bir orta kademe , bir şeyler yapalım ama çok ta topa girmeyelim alalım verelim ver kaç yapalım diyen yan öğeler. Sonuç ortada.

Altınbaş Grubu ve yöneticileri müthiş bir ticari zekaya sahip olabilirler müthiş bir şirket yöneticisi kar merkezi yöneticisi olabilirler hatta Göztepe içindeki mali yapıyı, ticari yapıyı eksiksiz ve mükemmel organize etmiş olabilirler. ama spor, futbol, futbol takımı, taraftarlı futbol takımı yönetimi bunların hiç ama hiç birine benzemiyor. Ve çok net söylüyorum bu konuda çok başarısızlar.

İyi hoş konuşuyorsun eleştiriyorsun da doğrusunu onu söyle o zamanda görelim diyenler olabilir. Ben 15 yıllık tribün ve hatta Göztepe tribünü tecrübemin ve son 5 yıldaki yönetim takipçiliği tecrübemle naçizane önerimi söylüyorum.

Göztepe, Türkiye’deki bir çok takımın aksine bir taraftar takımıdır ve taraftara rağmen değil taraftarla birlikte yönetilmelidir Ancak ve ancak o zaman başarılı olur. Bunun tek istisnası var harcarsınız 10 15 milyon dolar kurarsınız bir takım gelene beş gidene beş kimseye eyvallahınız olmaz işte o zaman taraftara rağmen taraftarı sallamadan yönetebilirsiniz. Ama bunu yapamıyorsanız beceremiyorsanız paranıza kıyamıyorsanız işte o zaman taraftarsız bu işi beceremezsiniz. Hem kel hem fodul olmaz.

Göztepenin şu aşamadaki en büyük ihtiyacı doğru düzgün bir Başkandır. Unvan önemli değil başkan vekili başkan yardımcısı falan filan yani izmir’de işin başında bir adam. Bu adam nasıl biri olmalıdır. Önce kendini kabul ettirmelidir. Taraftarından futbolcusuna hocasından menajerine başıma bir şey gelirse başkan beni kurtarır ama ben bir halt edersem de ağzıma yapar hissini oturtmalıdır. Protokol tribününe gelip oturunca herkes şöyle bir kendine çeki düzen vermelidir. İkinci olarak futbolu, Türkiye’deki futbolu bilmelidir. Türk futbolundaki etkenleri yönetebilmelidir. Holdinge İmam Altınbaşa Göztepe’yi unutturmalıdır. Hepsinden önemlisi taraftarı yönetebilmelidir.

Peki kim bu günlerdir haftalardır hatta aylardır düşünüyorum bende kimdir bu adam Ülkede profesyonel futbol yöneticisi çok olmadığı için çok da değerlendirecek adam yok ama yinede baktığımda iki kişi aklıma geliyor.

Birinci kişiyi söyleyince tam bir şok olacak ama söyleyeceğim doğru bir sistem de doğru bir kurguda bu işi geçmişte en iyi yapan ve şu anda da en iyi yapacak kişi Sn. Hamdi Türkmen’dir. Oha sesleri yükseliyor yetmedi mi sesleri yoğunlaşıyor ama benim fikrim bu o dönemi hatırlayın maddi olayları bir kenara koyun sadece futbol takımı ile ilgili yapılanları hatırlayın futbolcuların tavır ve davranışlarını tribünlerin yaklaşımını hocanın tutumunu basının yazılarını belediyelerin tavrını gözünüzün önünden geçirin siz de hak vereceksiniz. Sn. Atilla Kısmetli’nin benzetmesidir. Sn. Hamdi Türkmen Göztepe’nin Aziz Yıldırımıdır.

İkinci kişi ise Eskişehirliliğini bir kenara koymak ve bu işe inanması kaydıyla Sn. İsmail Hakkı Gül’dür. Ama birinci döneminden daha geniş yetki ve sorumluluklarla görev almalı ve daha kararlı ve daha iddialı olmalıdır. Kulübün gerçek hedefleri ortaya konmalı ve bu hedefler ışığında kuracağı ekip ile çalışmalıdır.

Benim tanıdıklarımın arasından getirebildiğim seçenekler bunlar ama benim bilmediğim bir çok insan olabilir sonuçta bir sene önce İsmail Hakkı Beyi de tanımıyordum. Ama temel de bu özelliklere sahip şöyle altı okka bir başkan gerekmektedir.

Ancak bu insanlarında başarılı olabilmesi içinde Sn.İmam Altınbaş başta olmak üzere Altınbaş Holdingin’de net planını programını ortaya koymalıdır. Ya adam gibi her maç 3-5 atan bir takım yaratmalıdır. Ya da taraftarı yanına alıp top yekün savaşa girişmelidir. Aksi takdirde hem doğru düzgün takım kurmaz hem de taraftara karşı kör inat yapmaya devam ederse daha çok böyle taraftarla burun buruna gelir. Taraftara karşı bir adım atabilseydi taraftara karşı kör inat yapmasaydı bugün fatura kendisine ve yönetimine değil yeşil sahadakilere çıkardı. Büyük ihtimal de fatura olmaz maç kazanılırdı.

Biz bilet fiyatları veya okullara bilet deyince hemen olayın maddi boyutu sorgulanıyor ama bizim istediğimiz bu değil al işte gene tribün doldu. Önemli olan o indirimin simgesel manevi anlamıydı. O indirim Altınbaş Holding taraftarına karşı bir adım attı demekti. O indirim ben sizi istiyorum bu takımın sahibi sizsiniz demekti ama anlatamadık veya anlayamadılar. Ve bu kafayla da zor anlarlar.

İzmir Polisini amirinden memuruna hepsini bugünkü sağduyulu bilinçli ve yerinde hamlelerinden dolayı canı gönülden tebrik ediyorum. Onlar Göztepelileri tanımış anlamış ve ona göre plan ve programlarını yapmışlar darısı birilerinin başına….

Son sözde kendini koruma diye adlandıran soytarılara bir harekete bir davranışa kalkışmadan önce tribünün ne dediğini iyi dinleyin.

Biz kötü gününde Kavgayı seçtik ölüm vız gelir,
Sen Saldır Göztepe bu taraftarın seni yüceltir.
Ozkan Cengiz

0

About author

Related items

/ You may check this items as well

Transfer Döneminde ne Yaparsak Şampiyon Oluruz?

Şimdi biliyorum yarın sabah uzun taktik analizle...

Devamını Oku..

Ruhunda Hissedenler

Şimdi biliyorum yarın sabah uzun taktik analizle...

Devamını Oku..

Yapısal Reform

Şimdi biliyorum yarın sabah uzun taktik analizle...

Devamını Oku..

There are 0 comments