Güncel
O Kaptanın İsmi Neydi?
7 Eylül 2011
0

Yıl 1912 dünyanın en lüks ve en büyük yolcu gemisi Southampton limanından denize açılıyor, zamanının en modern teknolojisi ile donatılan bu gemi sis gibi çok sıradan bir doğa olayı nedeniyle bir direk üzerinde ileriye bakan gözcüsünün göremediği buz dağlarına çarparak batıyor. Evet! Bildiniz değil mi? TİTANİK.

Aradan geçen yüz yılda dünya çok değişti, artık bırakın dünyanın en lüks ve en modern gemisini otuz yaşındaki arabanıza dahi iki yüz Türk Lirasına alacağınız basit bir navigasyon cihazı ile neredeyse yola bakmadan cihazın talimatları ile yol alabiliyorsunuz.

Her ne kadar arabalarımızı, motorlarımızı hatta bisikletlerimizi navigasyon cihazları ile kullansak ta bir anlamda yönetsek te, binlerce hatta milyonlarca liralık büyüklüklere ulaşan şirketlerimizi el yordamı ile yönetmeye devam ediyoruz.

Bugün ekonomimizin % 99’u küçük ve orta ölçekli işletmelerden oluşuyor. Bu işletmelerde genel olarak kurucularının veya bir sonraki kuşağın kişisel bilgi ve birikimleri veya varsayımları ile yönetiliyor. Bu durumun doğal sonucu olarak ta en ufak bir sisli ortamda önlerindeki buz dağını göremedikleri için Titaniğin yanına, diplere doğru yol alıyorlar.

Ekonomik ortam bırakın yüz sene öncesini on sene, beş sene öncesine göre müthiş bir değişim gösteriyor.

Üç yüz beş yüz liraya kurulan web siteleri milyon liralar ciro yapıyor. Anadolu’dan İstanbul’a mal satmayı başarı sayan küçük üreticiler Avrupa hatta Asya pazarına açılıyor. Enflasyonist ortamın ortadan kalkması ile stokçuluktan, sermayeden para kazanma devri sona eriyor.

Artık kuruş kuruş fiyat farkları ile yapılan rekabetler ile para kazanılıyor. Bu nedenle yılların tecrübeleri bu değişime ayak uyduramadıkları zaman yeni tecrübeler edinmek zorunda kalıyorlar.

Kısıtlı sayıda da olsa ziyaret ettiğiniz bazı işletmelerde işletmelerin yöneticilerinin veya ortaklarının odalarında ekranlarla karşılaşırsınız, bu ekranlarda işletmenin satış durumunu, karlılık durumunu, bütçeye uygunluk durumunu, vb verilerini grafik ve rakamlarla görürsünüz. Bir LCD ekranında gördüğünüz bu veriler esasında birçok alt sistemin sağlıklı bir şekilde çalışması ve birbirini desteklemesi ile ortaya çıkmaktadır.

Şirketlerin yaşam eğrilerinde yol almaları esnasında adeta bir navigasyon sistemi olan bu sistemler sağlıklı bir şekilde çalıştırılırsa yöneticiler her türlü risk ve kazançlarını önceden görebilir, ölçebilir buna göre kararlar verip hızlı hareket edebilir hale geliyorlar.

Maliyet Muhasebesi Sistemi,
Bütçe Kontrol Sistemi,
Nakit Akım Kontrol Sistemi,
Aylık Raporlamalar,

ve en nihayetinde
Uluslararası Finansal Raporlama Standartları’na göre hazırlanmış finansal raporlar.

Kullanmasını bilen yöneticileri bu sistemler buz dağına elli metre kala ne olup bittiğinin farkına varan kaptan olmaktan kurtarıp, gemisini açık denizlerden, limanlara, limanlardan açık denizlere ustalıkla götüren kaptan yapıyor.

Biz şirketlerde yöneticilerle yaptığımız toplantılarda, katıldığımız konferanslarda bu girizgâhı yaptığımızda çoğu zaman bizim zaten iyi çalışan bir muhasebemiz var ne kadar fark edebilir ki ne değişebilir ki tepkileri ile karşılaşıyoruz.

Gelin birkaç soru ile sizin şirketiniz de ne değişebilir hep beraber bakalım;

İşletmenizin alacakları arasında tahsilinden şüphe duyduğunuz ancak henüz mahkeme aşamasına gelmediğiniz alacaklar var mı?
İşletmenizin stoklarını elden çıkardığınız da defterde kayıtlı değerlerinden aşağıda satılabilecek stoklarınız var mı?
İşletmenizin makine parkındaki makine ve teçhizatlardan bugünden sonra sağlayacağınız fayda veya onları elden çıkardığınızda elde edeceğiniz kazanç defter değerinin aşağıda mı?
Şirketinizin önümüzdeki yıllarda vergi ödememesine sebep olacak bir vergi kalkanınız (yatırım indirimi, arge desteği, birikmiş geçmiş yıl zararı vb) var mı?
Şirketiniz geçen yılın son çeyreğinde önemli makine yatırımı yaptı mı?
Müşterilerle veya satıcılarla ticari ilişkilerinizde vadeli çek kullanıyor musunuz?
İşletmeniz zaman zaman tam kapasitesinin altında çalışıyor mu?
İşletmenizde kullandığınız makine ve demirbaşların mali tablolarınızdaki net defter değeri sıfırlandı mı?

Sorulardan herhangi birisine cevabınız evet ise sizin masanızda duran mali tablolarınız ne yazık ki gerçeği yansıtmıyor. Hatta sizi yanlış yönlendiriyor. Sorular bunlarla da kısıtlı değil onlarca hatta yüzlerce artırabiliriz. Ve sonuç genel olarak mali tablolarınızın gerçeği yansıtmadığı ile yüz yüze kalırsınız. Neden?

Çünkü;
Mali tablolarınızda yazan alacaklarınız alamayacağınız alacaklar olduğunun,
Stoklarınız aşırı değerlenmiş olarak stokta durarak olmayan bir varlığınız olarak gelir tablosuna yazılacak zararları ertelediğini,
Makinelerinizin doğru olmayan bir şekilde sizin aktif büyüklüğünüzü artırdığını,
Ödemeyeceğiniz vergileri ödeyecek gibi değerlendirdiğinizi sonraki yıllardaki karlarınızı daha az planladığınızı,
3 ay kullandığınız makineye yıllık amortisman ayırarak karlılık oranı düşürdüğünüzü,
Çalışma kapasitesi farklıklarının brüt karlılığınız üzerindeki etkilerini bilmediğinizi,
Geçmiş yıllara yazılan zararlar nedeniyle bugün için kendinizi karlı zannettiğinizi,

Fark ettiğinize iş işten geçmiş olur.

Uluslararası Finansal Raporlama Standartları ve onun alt sistemi olan diğer yönetim muhasebesi sistemleri işte bu sis perdesinin kalkmasına her şeyi net bir şekilde görmenize yardımcı olur.
İşletmelerin yaşamı için bu kadar önemli olan sistemler 13.01.2011 günü TBMM’den geçen Türk Ticaret Kanunu ile de artık işletmelerin gündemine bir zorunluluk olarak ta geliyor.

Türk Ticaret Kanunu’nun başlattığı bu değişim domino etkisi ile Uluslararası Finansal Raporlama Standartlarına göre hazırlanmış finansal raporları, bu raporların bağımsız denetimden geçmesini, denetimden geçmiş finansal raporlar üzerinden şirketler için kredi notu hesaplanmasını, kredi faiz oranlarının hesaplanan kredi notuna göre belirlenmesini, kişisel kefaletle, ipotekle, bloke mevduatlarla değil, işletmenin finansal raporları üzerinden hesaplanan kredi notları ile kredi alınmasını beraberinde getirecek.

Değişimin kendisine gelmesini bekleyen şirketlere göre değişime kendisi giden şirketlerin bir adım önde olacağı kabul edilmesi gereken bir gerçek, gelin sizde karar verin;

Titanik’in ismi hatırlanmayan Kaptanı mı olmak istiyorsunuz kuşaktan kuşağa, limandan limana, rekorlar kıran geminin gideceği limanları önceden görüp kararlar alan efsane Kaptanı mı?

0

About author

Related items

/ You may check this items as well

Borçsuz Kulüpler DERHAL Borçlanın!

Yıl 1912 dünyanın en lüks ve en büyük yolcu ...

Devamını Oku..

Af Kanunlarının Bağımsız Denetçilere Oluşturdukları Riskler

Yıl 1912 dünyanın en lüks ve en büyük yolcu ...

Devamını Oku..

Genel Kurullar Nisan Ayında Yapılabilir mi?

Yıl 1912 dünyanın en lüks ve en büyük yolcu ...

Devamını Oku..

There are 0 comments